Biri Shakespeare, digeri Çehov trajedisi
Shakespeare trajedilerinde perde kapanirken sahnede bir dizi ceset ve kan gölü kalir.
Çehov trajedilerinde herkes sagdir, ama hayatta kalmanin faturasi agir olmus, sag kalanlar büyük tavizler vermistir. Yasamaktadirlar, ama herkes mutsuz, kalpler kiriktir.
Irak savasi iki trajediyi bulusturuyor.
Perde kapanirken muhtemelen Bagdat’ta bir Shakespeare trajedisi yasanacak:
Sahnede yüz binlerce ceset ve masum insan kanindan bir göl olacak.
Dünyanin diger baskentlerinde ise final, bir Çehov trajedisini andiracak:
Galiplerin yaninda saf tutanlar hayatta kalacak; ama haksiz bir savasa kâr güdüsüyle boyun egmenin günahi ile petrol için zorbaliga cevaz vermenin utanci, kirli bir idam yaftasi gibi ruhlarinda asili duracak.
Hele Türkiye, hele Türkiye!
Parasizliktan komsusunun katiline yataklik etmis olmanin vicdan azabini kaç kusak tasiyacak?
Bu yataklik karsiligi aldigi parayi nereye harcayacak?
Adini, Irakli bir masumun, dökülen kaniyla yazdigi son notta katil olarak okursa bu cografyada nasil barinacak?
Katil çekip gittikten sonra, komsudaki yetimlerin gözüne ne yüzle bakacak?
Isbirlikçiliginin saçtigi kin tohumlariyla, kimbilir kaç mevsim hudutta düsmanlik filizleri açacak?
Insanlik tarihinin Hitler’den bu yana gördügü en büyük halka iliskiler kampanyasi, Saddam’i kamuoyu gözünde Bin Ladin kiligina sokabildi ve dünyayi hep bir agizdan Hayir dedigi bir savasin sessiz seyircisine dönüstürebildi.
Gözünü Irak’ta aranan kitle imha silahlarina dikenler, o silahlara misliyle sahip Israil’in Filistin’de yattigi terörü görmeyecek kadar körlestirilebildi.
Ve insanoglu, açilan kartlara, savrulan yalanlara, çizilen haritalara agiz sapirdatarak, 10 yillik ambargoda disleri ve tirnaklari sökülmüs Bagdat aslaninin avlanisini izlemek için ekran basina toplanabildi.
Baba Bush’tan devralinan bir oyunun yeni versiyonunun son perdesi bu:
Dünya diktatörü, Irak diktatörüne karsi-2
Finalde seyirciyi iki trajedi birden bekliyor:
Magluplara, direnisin bedeli bombalar ve Tanri’nin gazabi,
Galiplere
ihanetin bedeli krediler ve vicdan azabi